GELHADİ
MENÜ |
| |
| |
|
GelHadi
Fıkralar |
SAPIK
DOKTOR Psikolog karşısındaki sinir hastası
bir genci teste tabi tutmaktadır.Kağıt üstüne
bir dikörtgen çizip : -Bu size neyi
hatırlatıyor?diye sorar. Hasta : -İçinde
kadın bulunan bir yatağı, diye cevap
verir.Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir
kare çizer.Hasta, bu kez : -İçi kadın dolu
bir oda, der. Derken, çok büyük bir
dikdörtgen çizdiğinde, hasta bu sefer de :
-Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince,
psikolog dayanamaz : -Tamam beyefendi,
der.Siz bir kadın budalasısınız. Ama
psikolog daha lafını bitirmeden, hasta bağırır :
-Ne, ben mi? Aslında sen kadın budalasısın
be! Sabahtah beri bana terbiyesiz resimler
çiziyorsun... |
İKRAM Adamın biri yabancı bir
şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada
bulunur : -Pek susadım, buralarda su
bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir
misiniz? Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne
bakarak, kısa bir tereddütten sonra :
-İstersen ayran getireyim, der. Adam bu
teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra,
çocuk bir çanak ayran getirir. Adam ayranı
içtikten sonra çocuk : -İstersen daha
getireyim,der. -Zahmet olur
yavrum. -Hayır, zaten bu ayranın içine fare
düştüğü için nasıl olsa dökecektik! Bunun
üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını
hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı
koparır : -Anne, kapıdaki adam köpeğin
çanağını kırdı! |
NE KOYSAYDIM? Adam sünnetçi
dükkanının vitrinine şemsiye koymuş, biri de
merak etmiş : -Yahu sünnetçi vitrininde
şemsiyenin işi ne be? Sünnetçi fena fena
bakmış : -Yani vitrine ne
koysaydım? |
VEFAKAR
AİLE Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda
dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir
kadın gördüler. Oğul sordu : -Ne dersin
baba, yiyelim mi onu? Baba bir an düşündükten
sonra : -Hayır, bunu eve götürür, onun
yerine anneni yeriz! dedi. |
SÜTÜ OLMAZMIŞ
Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği
doktora kontrole götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına
dönerek ; -Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol
ettikten sonra doktor -Düşündüğüm gibiymiş
hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok. Kadın
: -Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun
teyzesiyim... |
Bir Türk Amerikaya ziyarete gezmeye
gitmiş.Sokakta dolaşırken tuvaleti gelir.Koştura
koştura umumi bir tuvalet bulur.Kendini bir an
önce içeri atmak ister fakat kapıdaki adam 25
cent ister.Bizimki sıkışa sıkışa 25 cent i verir
içeri dalar.Zart zurt sesli yaparken yandan
"yavaş be adam" diye ses gelir meyerse yandakide
bir Türkmüş.İşini bitirip dışarı çıktıktan sonra
yandakiyle karşılaşır ve lafı yapıştırır."Be
adam 25 cent e mozartımı yoksa şopennimi
dinleyeceğini sanıyordun"
der. |
VAAZ Sahranın ıssız bir
köşesinde,bir din adamı lejyonerlere vaaz
vermeye gelir.Vaaz'dan önce binbaşı askerleri
uyarır: -Rahibin ziyareti sırasında,
özellikle küfür ve müstehcen kelimeler
istemiyorum! Dövüşmeyi bildiğiniz gibi,
kendinizi tutmayı da bildiğinizi ona gösterin...
Daha sonra rahip, birliğin önünde vaazına
başlar : -Herşeyden uzakta yaşıyorsunuz, ama
geleneklerinizle övünmeniz gerekir.Ben size
kendisi de sizin gibi bir kahraman olan Hz.
İsa'nın selamlarını getirdim.Söyleyin bana,
kahramanlıktan daha saf, daha güzel ne vardır?
Tam o anda birkaç lejyoner ağızlarını açmaya
hazırlanırken binbaşı ayağa fırlar ve haykırır :
-Götüm, diyene onbeş gün hapis!...
|
Bir bayanın
yatak odasındaki gardrop bozuktur. Evin yanında
bulunan istasyondan tren geçince kapağı
açılmaktadır. Bunun için bir gün bir marangoz
çağırır. Marangozu yatak odasına götürür ve
dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve
gardrobun kapağı kendiliğinden açılır. Marangoz
menteşelere, kilide bakar. Hanımefendi buradan
gardrobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi
ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece
ben içeriden bakarım belki böyle anlarım der.
Marangoz içeri girer, kadın kapağı kapatır. O
anda kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Kadının
kocası gelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve
üstünü çıkarıp asmak için gardrobunu açar. Bir
bakar ki gardropta bir adam. Kızarak adama
bağırır. "Ne işin var senin burada" der.
Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir. "Şey
beyefendi nedesemki, şimdi size burada tren
bekliyorum desem
inanırmısınız?" |
HEPSİ BİRDEN
Oymakbeyi, izci adaylarını karşısına
toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya
çalışıyordu : -Bakın çocuklar, dedi.Bir
izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine
yardımcı
olmalıdır.Hastalara...Yaşlılara...Muhtaçlara...Her
sabah okula geldiğiniz zaman size birgün önce
nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım.Tamam mı?
Ertesi sabah Oymakbeyi çocukları toplayıp
sordu : -Söyleyin bakalım...Dün ne gibi bir
iyilik yaptınız? Bütün çocuklar, hep bir
ağızdan : -Yaşlı bir kadının karşıdan
karşıya geçmesine yardım ettik efendim.
Adamcağız şaşırdı : -Hepiniz mi?
-Evet efendim, hepimiz birden. -Neden?
Çocuklardan biri cevap verdi : -Kadın
karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan
efendim! |
Çocuğun birisi, bir gün matematik
dersi sonrasında kafasında bir takım soru
işaretleri ile babasına gelir. Babası, "Oğlum
bugün okul nasıl geçti" diye sorunca, çocuk
babasına anlatır. "Babacığım her sey iyiydi. Ama
matematik dersinde anlatılan "reel" ve
"potansiyel" kavramlarını anlayamadım". Bu durum
üzerine babası çocuğuna bu kavramları ilginç bir
yöntemle anlatmaya karar verir. Çocuğuna,
annesine gitmesini ve ona 1 milyon dolar
karşılığında Robert De Niro`yla yatıp
yatmayacağını sormasını ister. Çocuk gider ve
sorar. Annesi, 1 milyon dolar`a gerek
olmadığını, bedava olarakta seve seve Robert De
Niro`yla yatabileceğini söyler. Çocuk bu cevabı
babasına iletir. Bunun üzerine babası çocuğun
ablasına giderek ona 1 milyon dolar karşılığında
Leonardo Di Caprio`yla yatıp yatmayacağını
sormasını ister. Çocuk ablasına gider ve sorar.
Ablasıda annesi gibi, 1 milyon dolar`a gerek
olmadığını bedava bile seve seve onunla
yatabileceğini belirtir. Çocuk bu cevabıda
babasına iletir. Babası ise söyle der. "İşte
oğlum sorularının cevabı. Şu anda elimizde reel
olarak 2 milyon dolar para, ve 2 tane potansiyel
orospu var." |
Barda uzun süre tek başına içki içen
adam bir süre sonra barmene "Biliyormusun, ben
sol gözümü ısırabilirim" demiş Doğal olarak
barmen buna inanmamış. 1,000,000 Lirasına
iddiaya girmişler. Adam, takma olan sol gözünü
çıkarmış; ısırmış ve barmenin hayret dolu
bakışları arasında parayı cebine atmış. Bir kaç
kadeh daha içtikten sonra adam gene barmene
dönmüş ve "Biliyormusun" demiş; "ben sağ gözümü
de ısırırım!" Adamın tavırlarından kör
olmadığını; dolayısıyla öbür gözünün de takma
olamayacağını düşünen barmen, parasını
kurtarabilmek umuduyla hemen 1,000,000 sına
iddiaya girmiş. Adam sakin sakin takma dişlerini
çıkarıp sağlam olan sağ gözünü de ısırmış.
Aradan bir kaç saat geçince, müşteri barmene
"İki milyonunu kurtarmak için sana bir fırsat
vermek istiyorum" demiş. "İki milyonuna iddiaya
girerim ki bu oturduğum yerden taaa öbür köşeye
yerleştireceğin bir bira şişesinin içine, bir
damla bile etrafa sıçratmadan işeyebilirim."
Barmen uzun uzun bu işin altında nasıl bir üç
kağıt olabileceğini düşünmüş; bulamamaış ve
iddiayı kabul etmiş. Salonun en uzak köşesine
bir şişe yerleştirmişler ve adam işemeye
başlamış. Değil etrafa bir damla damlatmamak;
ortalığı tam anlamıyla berbat etmiş. Barmen
paralını kurtarmanın sevinciyle olduğu yerde
zıplamaya başlamış. Biraz sakinleşince adama
dönüp "Kesinlikle kaybedeceğini bile bile neden
böyle bir iddiaya girdin?" diye sormuş.
"Kaybettiğimi de nerden çıkardınız?" demiş adam;
"Şu karşı masada oturan iki asık suratlı adamı
görüyormusunuz? İşte onlarla ""barın orta yerine
işerim, barmen de sevinçten zıplar"" diye 5'er
milyon lirasına iddiaya
girdim". |
Duygu Asena,
yolda yürümektedir. Parkın birinde Küçük Asım'ı
masum masum oynarken görür: "N'apıyorsun sen
evladım?" diye sorar. Küçük Asım: "Feminist
yapıyorum teyze" der. Asena, doğal olarak
birtakım çamurlarla nasıl feminist
yapılabildiğini merak eder. Küçük Asım anlatır:
"İşte, şu çomakları şu çamurdan bedene
yapıştırıyorum, otlardan saç yapıyorum, gazoz
kapağından şapka, sonra üzerine sıçınca feminist
oluyor!" Duygu Asena, duygulu bir kadın olarak
sinirlenir ve çocuğa bir şaplak patlatır. Ertesi
gün Küçük Asım'ı yine görür ve akıllanmıştır
umuduyla yine sorar: "N'apıyorsun evladım?".
"Feminist yapıyorum teyze".. nasıl yapıldığı
konusunda da yine aynı cevabı alınca, bu sefer
adamakallı döver. Bu, bir hafta boyunca böyle
gider. Asena, feminist inadıyla hala Asım'a
eğitim amaçlı dayaklar atmaktadır. Nihayet
birgün, Küçük Asım, farklı bir cevap verir,
"Erkek yapıyorum" der. Asena, büyük bir zevkle
"Nasıl yapıyorsun evladım?" diye sorar. Çocuk
anlatır: "İşte, şu çomakları şu çamurdan bedene
yapıştırıyorum, otlardan saç yapıyorum, gazoz
kapağından da şapka yapınca erkek oluyor!".
Asena, merak içerisinde sorar: "Eeee, üzerine
sıçmayacak mısın?". Küçük Asım, sırıtır: "Yok
teyze, üzerine sıçarsam, feminist
olur." |
| Akıl
hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına
çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der.
Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat
atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman
geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine
çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı
tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap
verir. "Şişeleri getirdim abi". |
Adamın biri çok kuvvetli
öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış.
Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine
müshil ilacı vermiş ve demişki:bir hafta boyunca
yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir
hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu
deyince, adamda: Cesaret edipte
öksüremiyorumki,demiş. |
| Adamın biri bara girmiş. Garson,
herkeze içki ver kendinede al demiş. İçkiler
içilmiş garson hesap için gelince adam: Para yok
demiş. Tabi garson bunu bir güzel dövüp dışarı
atmış. Diğer akşam tekrar gelmiş ve yine garson
herkeze içki kendinede al demiş ve sonuçta
parası olmadığı icin yine dayak yemiş ve gitmiş.
Bu üç akşam böyle devametmiş. Dördüncü gün yine
gelmiş ve garson herkeze içki fakat bu sefer sen
içme, içince sapıtıyor, sonrada kavga
çıkarıyorsun. |
İki arkadaş
hem içiyor, hem de karılarından yakınıyordu.
Biri -"Ben" dedi, "Evliliğimizin ilk senelerinde
işten eve dönünce karımı kucaklar, nefesi
kesilene kadar kollarımda sıkardım." Diğeri
içini çekerek sordu "Ya şimdi?" -Şimdi mi?
Daha fazla sıkmadığım için
pişmanım!.. |
Sayfa : 1
-
2
| | | |